Selahattin Çelik’in Kaleminden “Liyakat Varsa Başarı, Yoksa Çöküş Vardır”

Yayınlama: 16.07.2025
366
A+
A-

Kurumu da toplumu da ayakta tutan şey, ehil ellerin iş başında olmasıdır. Günümüz kamu yönetiminde en fazla yara alan değerlerden biri hiç şüphesiz liyakattir. Oysa ki bir toplumu yükselten de, çürüten de tam olarak bu ilkenin varlığı veya yokluğudur. Görevler ehil ellere teslim edilmediğinde kurumlar sessiz sedasız tükenmeye başlar, insanlar umudunu yitirir. Ve bu yalnızca bireylerin değil, tüm kamusal yapının temelinden sarsılması demektir. Liyakat; bilgisiyle, tecrübesiyle, ahlakıyla bir işi hak eden kişiye sorumluluk verilmesidir. Ne yazık ki bugün pek çok kurumda liyakatten çok başka hesapların devreye girdiğine hep birlikte şahit oluyoruz. Yalakalık, biat, kör sadakat gibi kavramlar, bazı yöneticilerin gözünde liyakatten daha kıymetli hâle gelmiş durumda. Sonuç mu? Üreten değil alkışlayan, sorgulayan değil itaat eden bir yapı her geçen gün daha da kök salıyor. Unutulmamalıdır ki, piyon gibi davranan, sürekli yönetenin gözüne girmeye çalışan kişiler kurumları ileri taşıyamaz. Onlar sadece yer tutar ama yol açmaz. Gerçekten işini bilen, risk alan, çözüm öneren insanlar ise ya küstürülür ya da kenara itilip sesleri kısılır. İşte başarısızlığın temeli de burada atılır. Burada asıl sorumluluk, kurum amirlerini atayan yetkililere düşüyor. Bir yöneticinin nasıl biri olacağını belirleyen şey, kime o görevi verdiğinizle doğrudan ilgilidir. Başarılı bir yetkili; işi bilen insanları bir araya getiren ve onlara destek olan kişidir. Sadece kendisine değil, yaptığı işe sadık olan insanlar sayesinde başarı gelir. Aksi hâlde masa başında alınan kararların sahada karşılığı olmaz. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyruluyor: “Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisâ, 4/58) Bu sadece bir dinî öğüt değil, çağlar üstü bir yönetim ilkesidir. Görevi ehline vermek, adaleti tesis etmek, topluma güven vermek ve geleceğe yatırım yapmaktır. Kurumların başarıya ulaşması için atama yapanların bu sorumluluğun farkında olması şarttır. Emanet; akrabaya, dosta, sadık olana değil, işin hakkını verene teslim edilmelidir. Ve unutulmamalı: Liyakat sahibi insanlar piyon olmaz. Çünkü bilgi, dürüstlük ve sorumluluk alkışla değil, emekle var olur. Kurumlar da ancak bu değerlere yaslandığında gerçek anlamda yükselebilir.

Saygılarımla..

Selahattin Çelik

“Bu yazı kişileri degil ilkeleri hedef alır. Kamusal sorumlulukla kaleme alınmıştır.”

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Kerim dedi ki:

    Kesinlikle mükemmel bir yazı . Selahattin beyin kendi döneminde yönettiği hastane ortamı ile bugünün yönetimi arasında dünya kadar fark vardır. Maalesef yetkililer sadece kendilerinin önünde düğme ilikleyen insanları görmeyi tercih ediyor.