Eğitimci Yazar Zeynep İlgin’in Kaleminden: “Diploma Sadece Bir Kağıt mı? Gençliğin “Okuma” Sancısı”

Yayınlama: 18.02.2026
62
A+
A-

Son yıllarda sokakta, bir kafede ya da aile ortamında hangi gence dokunsanız, derin bir iç çekişe tanık oluyorsunuz. Bir zamanlar hayatın en büyük öğüdü olan “Oku da adam ol” sözü, bugün yerini “Okusam ne olacak ki?” sorusuna bırakmış durumda. Gençlik; okumaktan, akademik hayattan ve kendini geliştirmekten her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor. Peki, bu gençler nereye gidiyor ve biz nerede hata yapıyoruz? Okul Neden Bir “Yük” Haline Geldi?
Gençlerin eğitimden uzaklaşmasını sadece “tembellik” ile açıklamak, gerçeğin çok küçük bir kısmını görmek olur. Bu durumun arkasında daha derin ve yapısal nedenler var:

Gelecek kaygısı ve umutsuzluk:

Gençler, yıllarca emek verip mezun olduktan sonra bile, düşük ücretli bir iş bulmanın başarı sayıldığı bir tabloyla karşı karşıya kalıyor. Emeğinin karşılığını alamayacağını düşünen bir genç, o emeği vermek konusunda isteksiz hale geliyor.

Sosyal medyanın sahte ışıltısı:

Dijital dünya, “okumadan zengin olma” hikâyelerini sürekli göz önünde tutuyor. Akademik birikimi olmadan popüler olan ve lüks bir yaşam süren içerik üreticileri, sabır ve emek gerektiren eğitim sürecinin önüne geçiyor. Bu da gençleri kısa yoldan başarı arayışına yöneltiyor.

Ezberci ve statik eğitim sistemi:

Dünya yapay zekâyı ve uzay teknolojilerini konuşurken, gençlerin hâlâ ezbere dayalı ve hayatla bağı zayıf bir eğitim sistemine mahkûm edilmesi, merak duygusunu köreltiyor. Merakı beslenmeyen genç, okuldan da uzaklaşıyor.

“Bu Gençlik Nereye Gidiyor?” Sorusu

Bu soru çoğu zaman bir eleştiri olarak soruluyor. Oysa asıl sorulması gereken şu: “Biz bu gençliği nereye yönlendiriyoruz?”
Gençler aslında bir yere gitmiyor; bulundukları yerde bir çıkış yolu arıyor. Okumayı sadece bir diploma aracı olarak gördüğümüz sürece, bu arayış devam edecek. Oysa okumak; yalnızca bir meslek sahibi olmak değil, dünyayı anlama, sorgulama ve yorumlama becerisi kazanmaktır. Ne yazık ki biz, gençlere bu anlamı yeterince veremedik.
“Eğitimin amacı, boş bir zihni açık bir zihne dönüştürmektir; dolu bir cüzdana değil. Ancak bugünün dünyasında cüzdan boş kalınca, zihin de açılmaya korkuyor.”

Peki, Ne Yapmalı?

Gençlerin yeniden okuma isteği kazanabilmesi için, eğitimin hem saygınlığının hem de karşılığının olduğunu görmeleri gerekiyor. Sadece yeni okul binaları yapmak yeterli değil; o binaların içini umut, adalet ve liyakatle doldurmak gerekiyor.
Gençlere “Neden okumuyorsun?” diye sormadan önce, onlara hayal kurabilecekleri bir gelecek sunmalıyız. Çünkü hayali olmayanın, kitabı da olmaz.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.