Küresel ısınma etkisini gösterdikçe, yaz mevsimlerinde geçmişe göre sıcaklık artışı artmaktadır. Haliyle kavurucu sıcaklıklara bağlı insan sağlığının olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Hava sıcaklığının fazla olması kişide halsizlik, ciltte kızarıklık ve kuruluk, baş ağrısı, baş dönmesi, iştahsızlık, mide bulantısı, kusma, terleme, sıvı kaybı ve buna bağlı çarpıntı ve sinir sisteminde bilinç bulanıklıkları yapabilir.
Havaların ciddi sıcak olduğu bugünlerde en korkulan durumun Sıcak Çarpması (Güneş Çarpması) olduğunun altını çizmek isterim. Sıcak çarpması,vücut ısısının genelde 39-40°C’den fazla olduğu, santral sinir sisteminin(SSS) baskılandığı, vücutta biyokimyasal ve fizyolojik değişikliklere neden olduğu, hayati tehdit edebilen acil bir sendromdur. En sık nedenin de uzun süre alışılmadık şekilde güneşe maruz kalmak olduğu unutulmamalıdır. Bazı araştırma serilerinde tedavi edilmediğinde %70’lere varan ölümcül bir tablo olduğu belirtilmiştir.
Tek yaşayan ≥65 yaş ve üstü bireyler, <4 yaş altı çocuklar, bakım ihtiyacı olan yatalak kişiler, gebe kadınlar, obez kişiler (vücut kitle indeksi ≥30 olanlar), şeker hastalığı olanlar, böbrek hastalığı olanalr, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları olan bireyler, tansiyon yüksekliğini düşürmek için özellikle tansiyon düşürücü ve idrar söktürücü ilaçlar kullanan bireyler ciddi hava sıcaklıklarından etkilenen vatandaşlar olduğunu bilinmelidir.
Özellikle Sıcak Çarpması olmak üzere aşırı sıcaklıklara karşı hassas olunmalı ve hekim bilgilendirmelerine dikkat edilmelidir.
Zorunlu olmadıkça günün en sıcak saatlerinde (özelikle 10:00–16:00 arası) dışarı çıkmamaya dikkat edilmelidir.
Zorunlu hallerde güneş ışınlarına maruziyeti en aza indirecek şekilde dışarda durulmalı ve güneş gözlüğü, güneş ışınlarından koruyucu kremler, saçlı derinin havalanmasını engellemeyecek delikli şapkalar ve güneş şemsiyesi gibi koruyucu tedbirler alınmalıdır
Çok sıcak havalarda aşırı fiziksel aktiviteden kaçınılmalı; ama güneş altında çalışmak zorunda kalındıysa veya güneş altında spor-egzersiz yapılacaksa belirtilen koruyucu ekipmanalar mümkün mertebe kullanılmalı ve sık aralıklarla mola verilerek serin ortamda dinlenilmelidir.
Özellikle susamadan su içilmeye dikkat edilerek, günde minimumda 2-2,5 litre kadar su içilmesi çok önemlidir. Yeterli sıvı alınmazsa, damarlardaki kan hacmi azalır ve böbreklere giden kan akışı azalması sonucunda böbrek fonksiyonları bozulur. Hassas olan özellikle şeker hastaları, kalp-damar hastaları ve idrar söktürücü kullanan tansiyon hastalarında akut böbrek hasarına yol açabilir.
Aşırı terleme ile sıvı alımı yetersizliği yaşayan bireylerde, hayati fonksiyonlara sahip sodyum ve potasyum gibi temel elektrolitlerin dengesizliğine sebep olabilir.İdrarın yoğunlaşmasına ve böbrek taşlarının oluşmasına elverişli bir ortama neden olabilir. Bunun için sıvı kaybı fazla olan bireylerde günlük sıvı alımının 3 litre kadar olması önemlidir.
Berrak veya açık idrar renginde yeterli sıvı alımı olduğu ; ancak koyu sarı renkli idrar renginde ise sussuz kalındığı anlaşılabildiği için, yeterli sıvı tüketiminin kontrolü için idrar renginin de takip edilebileceği bilinmelidir.
Sıcak çarpmasında belirtilerin fark edilmesiyle birlikte zaman kaybetmeden hemen tedavi başlatılmalıdır. Bilinç kaybı gibi ciddi semptomu olan bireyler olması durumunda hemen 112 Acil Servis Ambulans hizmeti aranmalıdır ve sağlık ekipleri gelene kadar yapılabilecek sıcak çarpmasında ilk yardım uygulanmalıdır. Bilinç kaybı olan kişiye asla ağız yoluyla sıvı verilmemelidir ve sağlık ekipleri gelene kadar beslenmesi durdurulmalıdır.Sıcak çarpması olan kişi hemen serin, gölge ve havadar bir alana alınmalıdır. Fazla giysi varsa çıkarılmalı, cildi suyla ıslatılmalı veya soğuk uygulama ile vücuda baskı yapılarak serinletilmelidir. Bunun için soğuk suya batırılmış havlularla koltuk altı, ense ve kasık bölgeleri soğutulmaya çalışılmalıdır.
Sıcak havaların zararlı etkilerine karşı korunmanın en iyi yolu Sussuz kalmadan sürekli su tüketilmesi, uzun süreli sıcak havaya maruzdan kaçınmak, mümkün mertebe serin ortamlarda dinlenmek olduğu unutulmamalıdır.
Siirt Üniversitesi Tıp Fakültesi
İç Hastalıkları Uzmanı
Dr.Öğr.Üyesi Mehmet Selim MAMİŞ